Malum olduğu üzere Cumhuriyetimizin 86. yılını kutlamak üzere toplandık. bu gününüz, bayramınız kutlu olsun.
Sözlerime başlarken Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk ve Silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyorum. 86 yıl önce yani 29 Ekim 1923 günü egemenliğin kayıtsız Şartsız milletin elinde olduğu ifade edilerek cumhuriyet tescil edilmiştir.
Halkın kendi kendine yönetmesine imkân sağlaması gibi birçok özelliği içeren Cumhuriyet, yönetim biçimleri içerisinde Türk Milletinin karakterine, tarihine en uygun olanıdır.
Osmanlı devletinin tarihi ömrünü tamamlaması üzerine, ufuktan güneşin doğması gibi doğan Türk devleti 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyetin ilanı ile dünyaya meydan okumuştur. Bugünkü Mutluluğumuzun vesilesi olan Cumhuriyet yönetimi kolay kazanılmamıştır. Tarihe baktığımızda milletimizin her türlü yokluğa rağmen, azimle yapmış olduğu şerefli bir mücadeleyi görürüz.
Bu anıtın harcında nice şehitlerimizin ve gazilerimizin şeref payını görürüz. Kısaca emperyalist güçlere karşı yapılan ölüm kalım mücadelesini İstiklal savaşını görürüz. Tarihimizi iyi tetkik ettiğimizde ne yazık ki tekerrür ettiğini görürüz ne yazık ki ibret almadığımızı görürüz her türlü yokluğa rağmen istiklal savaşını kazanan bu milletin evlatlarının ekonomik savaşı kaybetmek üzere olduğunu görürüz lüks yaşam, savurganlık ve kolay para kazanma hırsı ülkemizi ekonomik çıkmaza sürüklemektedir. Eğer tekrar istiklal savaşları yapmak istemiyorsak gün geçtikçe bizi iyice kıskaca alan bu çarktan kurtulmamız zaruridir. Suyumuz, toprağımız gibi doğal kaynaklarımızı ve zamanımızı çok iyi değerlendirmeliyiz. Kahve köşelerinde vakit öldürmek yerine insanlık için ülkemiz için bir şeyler yapmalıyız.
Atatürkler, kurtarıcılar her zaman ortaya çıkmaz kurtarıcılar beklemek yerine, hepimiz birer kurtarıcı gibi hareket edip maddi ve insan kaynaklarımızı iyi değerlendirerek bu çemberden kurtulmamız gereklidir. Karanlığa sövmek yerine mum yakmamız sorumluluk üstlenmemiz, üretmemiz gereklidir.
Aziz vatandaşlarım sevgili gençler dil, din, ırk mezhep ve siyasi düşünce ayırımının olmadığı laik demokrat ve çağdaş bir Türkiye için gelin bir olalım, iri olalım diri olalım. Mülk birlik ve bütünlüğümüzü bozacak şeytani düşüncelere kanmayalım birbirimizi sevelim. Kardeşçe yaşamanın yollarını bulalım ve yarınlara doğru emin adımlarla yürüyelim. Sevgili gençler her türlü olumsuzluğa rağmen ümitsizliğe kapılmayın kendinize güvenin, çalışın ve ortaya koyduğunuz eserlerle övünün Cumhuriyeti bizlere armağan eden Atatürk “Gençler, Cumhuriyeti biz kurduk, onu yaşatacak sizlersiniz.” Diyerek çok önemli bir sorumluluk yüklemiştir. Bunun bilincine varın ve sorunluluğunuz altında ezilmeyin. Kıymetli vatandaşlarım, sevgili gençler yıllardır hayaliniz olan AB’ ne üye olma süreci nedeniyle birçok değişim ve dönüşüm yaşadığımız şu günlerde biraz daha hassas ve uyanık olmalım.
Yılların alışkanlık ve korkularından arınarak birbirimize daha hoşgörülü yaklaşalım. Emperyalist güçlerin başımıza bela ettiği kardeş kavgasından kurtulmak için tahriklere kapılmamaya özen gösterelim. Silah tüccarlarına daha fazla para kaptırmamak için bu anlamsız kavgaya son diyelim. Aziz vatandaşlarım sevgili gençler: bu güzel bayramımız vesilesiyle başta Atatürk olmak üzere bütün şehit ve gazilerimizi saygı ve sevgiyle yad ederek huzurlu ve mutlu günler temennilerimle daha güzel yarınlarda buluşmak dileklerimle bayramınızı kutluyor, saygılar sevgiler sunuyorum.